Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'na katıldı.

Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, ana muhalefetin yolsuzluk, hırsızlık ve belediyeleri yağmalama batağına giderek daha fazla saplanırken, kendilerinin Türkiye'yi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına yükseltme mücadelesini verdiklerini söyledi.

Muhalefetin kurultaylarından tahsillerine, konserlerinden ihalelere kadar her yerden ya usulsüzlük ya yolsuzluk ya da eski Çankaya Belediye Başkanı'nın ifadesiyle yamyamlık fışkırdığını ifade eden Erdoğan, "Bundan daha kötü ne olabilir? Dedikçe bakıyorsunuz ertesi gün daha mide bulandırıcı Türkiye’nin ana muhalefet partisi adına daha utanç verici bir skandal patlak veriyor. Ana muhalefet cephesindeki süfli tartışmaları bilhassa seçmenlerinin büyük bir mahcubiyetle takip ettiğine inanıyorum." dedi.

"YA SİZİN HİÇ Mİ DÜZGÜN İŞİNİZ OLMAZ?"

Erdoğan, "Ortaya dökülen turpları gördükçe eminim bizim gibi milletimiz de şu soruları soruyor. Ya sizin hiç mi düzgün işiniz olmaz? Sizin hiç mi hukuka, nizama, ahlaka uygun icraatınız olmaz? Sizin hiç mi şaibesiz hiç mi katakulliye getirmediğiniz adımınız olmaz? Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu partiyi düşürdüğünüz hallerden hiç mi utanmıyorsunuz?" ifadelerini kullandı.

"HADDİNİ BİLECEKSİN"

Diyet borcunun Özgür Özel'i siyaseten müşkül durumda bıraktığını aktaran Erdoğan, "Sayın Özel’in ne tuttuğu yol yoldur ne üslubu siyasi nezakete uygundur. Partisinin dünkü grup toplantısında kahraman ordumuzun komuta kademesi ile ilgili kullandığı seviyesiz, sorumsuz ve saldırgan ifadeler bunun en son örneğidir. Sayın Özel, başkomutan olarak sana sesleniyorum; ayaklarını denk al, denk almazsan denk getirmesini de biz biliriz. Ordumun komuta kademesine laf atma yetkisi ve hakkı sende değildir. Haddini bileceksin!" dedi.

"ÇANLAR ÇOK YAKINDA BU SEFER KENDİSİ İÇİN ÇALMAYA BAŞLAYACAKTIR"

Bu ordunun komuta kademesine laf atmanın bu milletin bir evladıysa Özel'e yakışmadığını ifade eden Erdoğan, "Gereği neyse ben de komuta kademimizi toplayacağım ve manevi tazminat davasından tut diğer her noktada bunlara davayı açacağız. Tüm komuta kademesinin hemen davayı açmalarını Milli Savunma Bakanım dahil kendilerinden isteyeceğim. CHP genel başkanı ne kadar erken kendine gelirse hem partisi hem de ülkemiz siyaseti itibarıyla o derece faydalı olacaktır. Diğer türlü Bay Kemal’i götüren çanlar çok yakında bu sefer kendisi için çalmaya başlayacaktır." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:

Pazar günkü 8. Olağan Büyük Kongremizi müteakip ilk Genişletilmiş İl Başkanları toplantımızı gerçekleştirmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. AK Parti siyasetinde her kongre yasal bir zorunluluğun ifasının ötesinde anlam ve öneme sahiptir. Bizim her kongremiz aynı zamanda yeni bir başlangıcı temsil eder. Bütün kongrelerimiz 14 Ağustos 2001'den beri yürüdüğümüz uzun ince yolda yeni bir kilometre taşı oldu.

Büyük Kongremiz başta olmak üzere, 8. Olağan Kongre sürecimizin de hem siyasette hem de Türkiye'nin önünde yeni kapıları açtığını zamanla daha net bir şekilde göreceğiz. Önümüzdeki dönem, Allah'ın izniyle partimiz, ittifakımız, iktidarımız ve en nihayetinde ülkemiz açısından bir şahlanış dönemi olacaktır.

"MUHALEFETİN HAZIMSIZLIĞINI GAYET DOĞAL KARŞILIYORUZ"

Son üç gündür muhalefet dahil çeşitli kesimlerden gelen tepkilerde bunun işaretlerini şimdiden görmeye başladık. Muhalefetin hazımsızlığını gayet doğal karşılıyoruz. Kavgasız, şaibesiz, sandalyelerin ve ithamların havada uçuşmadığı bir kurultay dahi yapamayanların bize bakıp hırçınlaşması elbette normaldir.

Bunların bizim nazarımızda hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Bizim için aslolan milletimizin ve teşkilatımızın hissiyatıdır. Seçmenlerimizde teşkilat mensuplarımız da bizden yaklaşık 24 senedir desteğini ve duasını hiç eksik etmeyen aziz milletimizde kongremizin farklı bir heyecan dalgası oluşturduğunu memnuniyetle müşahede ediyoruz.

"İSTİŞAREYİ VE ORTAK AKLI SİYASETİNİN MERKEZİNE YERLEŞTİRMİŞ BİR KADROYUZ"

AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın Türkiye'nin aydınlık yarınlarının teminatı olduğu kongre maratonumuzda bir kez daha tebellür etmiştir. Bugüne kadarki diğer bütün kongrelerimiz gibi 8. Büyük Kongremiz de Allaha hamd olsun partimizin gücüne güç katmıştır. Burada şu gerçeği altını çizerek tekrar ifade etmek isterim. Biz kuruluşundan itibaren istişareyi ve ortak aklı siyasetinin merkezine yerleştirmiş bir kadroyuz.

"GÖZÜMÜZÜ, KULAĞIMIZI BİR AN OLSUN MİLLETİMİZDEN AYIRMADIK"

Hüküm kesin. 'Bütün işlerinizde dosdoğru olun, istişareyi elden bırakmayın.' AK Parti çatısı altında çeyrek asra varan siyaset yolculuğumuzda gerek ülkemize gerekse partimize dair konuları önce halkımıza danıştık, milletimizin beklenti, talep ve tekliflerine göre yol haritamızı şekillendirdik. Burada da kongre çalışmalarımız boyunca gözümüzü, kulağımızı bir an olsun milletimizden ayırmadık. Eleştirilerini baş tacı ettik, taltiflerine teşekkür ettik, tekliflerini dikkatle dinledik, uyarılarını hassasiyetle not ettik. Bunun yanında Türkiye buluşmalarıyla teşkilatımızın kanaatlerini aldık. Özel görüşmeler ve toplantılarda dostlarımızın fikirlerini öğrendik.

Partimizin yetkili organlarında meseleleri enine boyuna konuştuk, tartıştık. Hiç çekinmeden, hiçbir komplekse kapılmadan iç muhasebemizi cesur ve samimi bir şekilde yaptık. Kendimizi check ettik. Çuvaldızı başkasına değil yine kendimize batırdık. Tüm bu süreçler neticesinde belirlediğimiz yol haritası çerçevesinde belde, ilçe, il ve son olarak büyük kongremizi gerçekleştirdik.

"İLÇELERDE YÜZDE 60, İLLERDE YÜZDE 75 CİVARINDA BİR DEĞİŞİME GİTTİK"

Buna göre ilçe başkanlıklarında yüzde 60, il başkanlıklarında yüzde 75 civarında bir değişime gittik. Merkez Karar ve Yönetim Kurulumuzda da 34 kardeşimiz nöbeti yeni arkadaşlarımıza devretti. Merkez yürütme kurulumuzu hem yeni isimlerle hem de kurduğumuz yeni başkanlıklarla daha da güçlendirdik. Yeni arkadaşlarımızın heyecanı, şevki ve birikimini eski arkadaşlarımızın tecrübesiyle birleştiren kuşatıcı bir kadro oluşturduk. Böylece kongre maratonumuzu AK Parti'nin geleneğine, teamüllerine ve dava ahlakına yakışır bir atmosferde kelimenin tam manasıyla bayrak yarışı havasında alnımızın akıyla tamamladık.

AK Parti siyasete dair her konuda olduğu gibi kongrelerinde de farkını çok net biçimde ortaya koymuştur. 8'inci Olağan Kongre sürecimiz Türk siyasetine örnek teşkil edecek bir olgunlukla hitama ermiştir. Burada öncelikle kongre sürecimizin başarıyla icrasında görev alan tüm kardeşlerime tek tek teşekkür ediyorum. Bakan arkadaşlarımıza, genel başkan yardımcısı arkadaşlarımıza, gençlik ve kadın kolları başkanlarımıza, milletvekillerimize, belediye başkanlarımıza, il genel ve belediye meclis üyelerimize katkılarından, desteklerinden dolayı şükranlarımı sunuyorum.

14 Ağustos 2001'den bugüne kadar AK Parti çatısı altında hizmet vermiş tüm kardeşlerimi tebrik ediyor, her birine emeklerinden ötürü samimi teşekkürlerimi iletiyor, Allah onlardan razı olsun diyorum. Ebediyete uğurladığımız yol arkadaşlarımızı bir kez daha rahmetle, minnetle yad ediyorum. Hiç şüphesiz en büyük teşekkürü bizleri muhabbetle bağrına basan aziz milletimiz hak ediyor.

Kongrelerimiz vesilesiyle ziyaret ettiğimiz illerimizdeki vatandaşlarıma da aynı şekilde sevdaları ve ahde vefaları için yürekten teşekkür ediyorum.

"O GÜN SALONUN DIŞINDA 60 BİN KİŞİ VARDI"

Tabii burada büyük kongremize özel bir parantez açmamız gerekiyor. Ankara'nın eksi onları bulan dondurucu soğuğuna ve ayazına rağmen bizleri salon dışında heyecanla bekleyen ve karşılayan teşkilatımızın vefa abidesi her bir mensubuna bugün bir kez daha teşekkürlerimi takdim ediyorum. Emniyetten aldığım rakamla konuşuyorum. O gün salonun dışında 60 bin kişi vardı. Kendilerinden Allah razı olsun, o soğuğa rağmen.

Bir siyasetçi için en büyük şeref halka hizmet mücadelesini dirayetli kadrolarla beraber yürütmektir. Ben otobüsün üstünde adeta dondum. Ama 60 bin kişi ben konuşurken onlar orada donmadılar, dinlediler. Böyle bir teşkilata sahip olmaktan dolayı Rabb'ime her zaman şükrediyorum.

"YOL ARKADAŞLARIMIZIN KADİRŞİNASLIĞI, İNANCI, AZMİ KARŞISINDA ONUR DUYDUM"

Böyle bir teşkilata sahip olmaktan dolayı Rabbime her zaman hamd ettim. Pazar günü de yol arkadaşlarımızın kadirşinaslığı, inancı, azmi karşısında onur duydum. Salonun dışı kadar salonun içi de tek kelimeyle muhteşemdi. Sabahın ilk saatlerinde başlayan coşku ve heyecan hiç dinmedi. Maşallah bir an olsun eksilmedi. Gençlerimizin dinamizmi hanım kardeşlerimizin samimiyeti kongremize bir kez daha mührünü vurdu. Ankara ile birlikte diğer vilayetlerimizden gelen on binlerce kardeşimiz AK Parti'nin nasıl bir hareket olduğunu tüm dünyaya bir kez daha gösterdi. Ankara Spor Salonunu demokrasimiz açısından bir bayram yerine çeviren teşkilatımızın tüm güzide mensuplarına da buradan teşekkür ediyorum.

Yurt dışından kongremizi teşrif eden misafirlerimize, Cumhur İttifakı'nda beraber yol yürüdüğümüz Milliyetçi Hareket Partili dostlarımız başta olmak üzere siyasi partilerimizin temsilcilerine de aynı şekilde müteşekkiriz. Sayın Devlet Bahçeli'nin kongremize gönderdiği önemli semboller içeren birlik ve beraberliğimizi temsil eden anlamlı çiçek aranjmanı da bizleri ziyadesiyle mutlu etmiştir. Kendisine hasreten teşekkür ediyorum.

"YENİ YOL ARKADAŞLARIMIZA TEKRAR HOŞ GELDİNİZ DİYORUM"

Kongrelerimizde nöbeti devreden yol arkadaşlarıma partim adına şükran duygularımızı ifade ederken, görevi devralan tüm kardeşlerime de yüce Allah'tan muvaffakiyetler diliyorum. Türkiye yüzyılının inşasına partimizin çatısı altında omuz vermek isteyen yeni yol arkadaşlarımıza tekrar hoş geldiniz diyorum. İnşallah bundan sonra bir taraftan saflarımızı sıkılaştırırken, diğer taraftan AK Parti ailesini daha da büyütmeye, genişletmeye devam edeceğiz. Sizlerden de hizipciliği, ekipçiliği, eski yeni diye ayrımları asla kapınıza yaklaştırmamanızı özellikle bekliyorum. Unutmayınız AK Parti'de tasfiye olmaz, sadece takviye olur. Bizde yenilenme olur tazelenme ve kan değişimi olur. Görev alsın veya almasın, her bir arkadaşımız bizim yoldaşımızdır, gönüldaşımızdır, millete hizmet için beraber yürüyeceğimiz refikimizdir.

"AK PARTİ MİLLETİN PARTİSİDİR, 85 MİLYONUN TAMAMININ PARTİSİDİR"

Değerli kardeşlerim her zaman söylediğimiz bir hususu önemine binaen bugün bir kez daha dile getirmek durumundayım. AK Parti milletin partisidir. 85 milyonun tamamının partisidir. Burası ülkenin ve milletin sorunlarına çözüm üretme merkezidir. Burası milletimizin maziden atiye kurduğu köprünün kilit taşıdır. Burası sadece seçim zaferleriyle değil, siyasete yaptığı eşsiz katkılarla tarihe yön vermiş bir harekettir. Kadro, vizyon ve millete hizmet iradesi noktasında Türkiye'nin en dinamik siyasi partisi biziz. Rakiplerimiz koltuk kavgasından başlarını bile kaldıramazken, biz yeni reform paketleriyle milletimizin huzuruna çıkıyoruz.

"ELİNİZİ ATTIĞINIZ HER YERDEN YAMYAMLIK FIŞKIRIYOR"

Ana muhalefet yolsuzluk, hırsızlık ve belediyeleri yağmalama batağına giderek daha fazla saplanırken, biz ülkemizi nasıl dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına yükseltiriz bunun mücadelesini veriyoruz. Yani AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın gündemindeki konularla muhalefetin gündemini meşgul eden meseleler arasında dağlar kadar fark var.

Son haftalarda heybeden ortaya saçılan turplar özellikle ana muhalefetin nasıl bir çirkefin içinde debelendiğini milletimize tekrar göstermiştir. Kurultaylarından tahsillerine, konserlerinden ihalelere kadar elinizi attığınız her yerden ya usulsüzlük ya yolsuzluk ya da eski Çankaya belediye başkanlarının ifadesiyle yamyamlık fışkırıyor.

"SİZİN HİÇ Mİ HUKUKA, NİZAMA, AHLAKA UYGUN İCRAATINIZ OLMAZ?"

"Bundan daha kötü ne olabilir?" dedikçe bakıyorsunuz ertesi gün daha mide bulandırıcı Türkiye’nin ana muhalefet partisi adına daha utanç verici bir skandal patlak veriyor. Ana muhalefet cephesindeki süfli tartışmaları bilhassa seçmenlerinin büyük bir mahcubiyetle takip ettiğine inanıyorum. Ortaya dökülen turpları gördükçe eminim bizim gibi milletimiz de şu soruları soruyor. Ya sizin hiç mi düzgün işiniz olmaz? Sizin hiç mi hukuka, nizama, ahlaka uygun icraatınız olmaz? Sizin hiç mi şaibesiz hiç mi katakulliye getirmediğiniz adımınız olmaz? Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu partiyi düşürdüğünüz hallerden hiç mi utanmıyorsunuz?

"AYAKLARINI DENK AL, DENK ALMAZSAN DENK GETİRMESİNİ DE BİZ BİLİRİZ"

Sayın Özel, milletin kürsüsünü önüne gelene sataştığı polemik kürsüsüne çevireceğine şayet yüzü ve yüreği varsa çıksın, bunlara bir cevap versin. Sayın Özel, AK Parti’nin millete hizmet davasında ben de varım diyenlere çamur atacağına çıksın, şaibe ve usulsüzlük iddialarını cevaplandırsın. Sayın Özel, para kulelerini, şişirilmiş konser faturalarını, hısım akraba çiftliğine dönüştürdükleri belediyelerdeki sahtekarlıklara açıklasın. Sayın Özel çok konuşmakta ancak boş konuşmaktadır.

Diyet borcu, sayın Özel'i siyaseten müşkül durumda bırakmaktadır. Sayın Özel’in ne tuttuğu yol yoldur ne üslubu siyasi nezakete uygundur. Partisinin dünkü grup toplantısında kahraman ordumuzun komuta kademesi ile ilgili kullandığı seviyesiz, sorumsuz ve saldırgan ifadeler bunun en son örneğidir. Sayın Özel, başkomutan olarak sana sesleniyorum; ayaklarını denk al, denk almazsan denk getirmesini de biz biliriz. Ordumun komuta kademesine laf atma yetkisi ve hakkı sende değildir. Haddini bileceksin!

Bu ordunun komuta kademesine, bilmem neredeki komutanlar şunlar bunlar laf atabilirler ama sana laf atmak kesinlikle bu milletin eğer bir evladıysan hiç yakışmaz. Gereği neyse ben de komuta kademimizi toplayacağım ve manevi tazminat davasından tut diğer her noktada bunlara davayı açacağız. Tüm komuta kademesinin hemen davayı açmalarını Milli Savunma Bakanım dahil kendilerinden isteyeceğim. CHP genel başkanı ne kadar erken kendine gelirse hem partisi hem de ülkemiz siyaseti itibarıyla o derece faydalı olacaktır. Diğer türlü Bay Kemal’i götüren çanlar çok yakında bu sefer kendisi için çalmaya başlayacaktır.

"BİZ KOLTUK KAPMA YARIŞI DEĞİL HİZMETTE BAYRAK YARIŞI YAPIYORUZ"

Kıymetli yol ve dava arkadaşlarım, şu gerçeğin bizim gibi milletimiz de gayet farkındadır. Kendi sorununu çözemeyen başkasının derdine derman olamaz. Kendisi sürekli kriz üreten bir yapıdan milletin ve memleketin sıkıntılarına çare bulması beklenemez. Ne diyor atalarımız? "Kendisi muhtaç-ı himmetle de nerede kaldı gayrıya himmet ede."

Bunların da kendileri dışında başka hiç kimseye bir faydaları yok. Muhalefet kongre hitabımızda detaylıca anlattığımız toksik zihniyetinden kurtulmadan vatandaşın gözünde muteber bir alternatife dönüşemez. Karşımızdaki bu manzara aslında nasıl ağır bir vebal altında olduğumuzu bizlere bir kez daha hatırlatıyor. Çünkü biz koltuk kapma yarışı değil hizmette bayrak yarışı yapıyoruz. Toplam 11,5 milyona yaklaşan üye sayımızla biz büyük ve güçlü Türkiye idealini gerçeğe dönüştürmenin mücadelesini veriyoruz.

"BİRLİK VE DİRLİĞİNİN TEMİNATIYIZ"

Bundan 24 yıl evvel hangi duygularla yola çıktıysak bugün de tüm teşkilat olarak aynı duygularla ülkemize aşkla hizmet ediyoruz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak biz bu milletin umuduyuz. İstikbali, istiklalinin güvencesiyiz. Birlik ve dirliğinin teminatıyız.

Bakın son Güneydoğu Asya seyahatimizde bir kez daha şunu gördük. Türkiye 783 bin kilometrekareden daha büyük bir ülkedir. Türkiye birileri rahatsız olsa da Türkiye'den çok daha büyüktür. Tarihin, coğrafyanın ve medeniyetimizin bizlere yüklediği sorumluluktan kaçamayız. Mukadderatımızda ne varsa eninde sonunda kabullenecek hep beraber ona ram olacağız. Bizler gelip geçiciyiz. Bizler bugün varız ama yarın yokuz. Milletin takdiriyle geldiğimiz bu koltuklarda ebediyen oturacak değiliz. Bizden öncekiler gibi emri hak vuku bulduğunda biz de geldiğimiz yere yani kara toprağa döneceğiz.

Cahit Sıtkı Tarancı'nın dediği gibi 'Hepimizin bir namazlık saltanatı olacak taht misali o musalla taşında.' Unutmayın fazla vaktimiz yok. Sonra da İmam efendi ne diyecek? 'Er kişi niyetine' diyerek şu yalan dünyadan ebedi aleme göçüp gideceğiz. Hani diyor ya merhum Necip Fazıl. "Gideriz nur yolu izde gideriz, taş bağırda sular dizde gideriz, bir gün akşam olur biz de gideriz kalır dudaklarda şarkımız bizim."

Evet işte tüm mesele budur değerli kardeşlerim. Mesele geride nesilden nesile aktarılacak dilden dile dolaşacak bir şarkı bir başarı hikayesi bırakmaktır. Mesele gittikten sonra amel defterini hep açık tutacak işlere, hizmetlere, milletin hayır duasını alacak icraatlara imza atmaktır. Mesele insanın terk-i diyar eylediğinde arkasında milyonların yolunu aydınlatacak bir meşale bırakmasıdır.

Gerisi dünyanın albenisidir, cazibesidir. Hangi görevde olursa olsun buradaki her bir kardeşimin yaptığı işe bu zaviyeden bakmasını özellikle rica ediyorum. Unutmayın, bizim yol arkadaşımız iç ve dış güç odakları değil milletimizin bizatihi ta kendisidir. Bizim hizmetkarlığını yapmaktan onur duyacağımız tek merci de yine aziz milletimizdir. Bizi bu günlere getiren ay yüzlü, ak saçlı, ak sakallı büyüklerimizin duasıdır. Bizi bu günlere getiren garibin, yetimin, öksüzün, ihtiyaç sahibinin duasıdır.

"SEMAYA AÇILAN O NASIRLI ELLERİ UNUTMAYACAĞIZ"

Kapısını çaldığımız, elinden tuttuğumuz, derdine derman olduğumuz her bir kardeşimizin şöyle kalbinden kopup gelen "Allah razı olsun" niyazının yerini hiçbir şey tutamaz. Bugüne kadar nasıl elitlerle, seçkinlerle sesi çok çıkanlarla değil, sessiz yığınlarla yürüdüysek inşallah bundan sonra da yolumuza aynı rotada sapmadan devam edeceğiz. Kimlerin arasından geldiğimizi bu koltuklara bizi kimin ve nasıl getirdiğini asla unutmayacağız. Yükümüzün ne kadar ağır, mesuliyetlerimizin ne kadar büyük olduğunu aynı şekilde hiçbir zaman unutmayacağız. En zor zamanlarımızda başarımız için semaya açılan o nasırlı elleri evet dün olduğu gibi bugün de yarın da unutmayacağız.

"TÜM RAMAZAN BİZİM İÇİN UNUTMAYIN BİR RAHMET AYIDIR"

Bunun için önümüzde önemli bir fırsat bulunuyor. İnşallah cuma akşamı vasıl olacağımız Ramazan-ı Şerifi çok çok iyi değerlendirmemizi sizlerden istiyorum. Tüm ramazan bizim için unutmayın bir rahmet ayıdır. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan Ramazan-ı Şerifi ana kademe, kadın kolları, gençlik kolları olarak hep birlikte çok iyi değerlendireceğiz. Bizim için ramazan birlik ve beraberliğin dostluk ve dayanışmanın huzur ve muhabbet ikliminin zirveye ulaştığı bir rahmet ayıdır.

Uzletle ülfeti bir araya getirdiğimiz tefekkür ve tezekkür ettiğimiz sofralarımızı, gönüllerimizi, hanelerimizi rahmet ve berekete sonuna kadar açtığımız dayanışma ve yardımlaşma mevsimidir. Bir yandan kendi iç murakabemizi yapıp nefsimizi sigaya çekmek diğer yandan çevremiz başta olmak üzere halkımızla olan münasebetlerimizi güçlendirmek için kaçırılmaması gereken mühim bir fırsattır.

"TEŞKİLATIMDAN KİMSEYİ DARDA, SIKINTIDA, AÇ AÇIKTA BIRAKMAMALARINI BEKLİYORUM"

Belediye başkanlarımızla birlikte tüm teşkilatımdan bu anlayışla ramazan boyunca sahada olmalarını ihtiyaç sahiplerine el uzatmalarını kimseyi darda, sıkıntıda, aç açıkta bırakmamalarını bekliyorum. Bu ay sadakanın bol dağıtıldığı, zekâtın biliyorsunuz son zerresine kadar dağıtıldığı ve bu bereketi veren el alan elden hayırlıdır anlayışıyla olmayana oluşturduğumuz, ulaştırdığımız bir ay olduğunu değerli arkadaşlar unutmayacağız.

İnşallah, biz de bu sene Külliye'de ramazan başlığı altında birçok etkinliğe ev sahipliği yapacağız. Halkımızın da iştiraki ile bu mübarek günleri en verimli, en bereketli şekilde idrak ve ihya etmenin gayretinde olacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Ramazan-ı Şerif'in bölgemiz başta olmak üzere dünyanın tamamı için barışa, huzura, adalete, güvenlik ve istikrara giden yolun açılmasına vesile olmasını canı gönülden tebrik ediyorum, temenni ediyorum.

Sözlerimi bitirmeden önce yarın vefatının 14. seneye devriyesi olan Milli Görüş hareketinin kurucusu, 54. hükümetin başbakanı, hizmet ve dava adamı Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızı rahmetle yad ediyorum. Rabbim muhterem hocamızı cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyorum. Kongrelerimizde farklı görevlerle seçilen kardeşlerime tekrar Allah'tan üstün başarılar niyaz ediyorum. Görevi devreden kardeşlerime emekleri, hizmetleri ve fedakarlıkları dolayısıyla en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Toplantımıza yapacağınız katkılar için her birinize teşekkür ediyorum. Yolumuz, bahtımız açık olsun temennisiyle bir kez daha hepinizi hürmetle selamlıyorum. Sağ olun, var olun. Allah'a emanet olun, kalın sağlıcakla.

Kaynak: TRT Haber

Bakan Fidan: İsrail, güvenliğin tesisi kisvesiyle sürdürdüğü bölgesel yayılmacılığa son vermeli Bakan Fidan: İsrail, güvenliğin tesisi kisvesiyle sürdürdüğü bölgesel yayılmacılığa son vermeli